3 dk okuma
"Biraz daha göze çarpsın" yerine söylenecek cümleler
Belirsiz geri bildirim belirsiz sonuçlar yaratır. En iyi tasarım eleştirileri sorunu adlandırır, ses düğmesini değil.
Furkan ÇolakDeveloper

“Biraz daha göze çarpsın” bir yönerge gibi duyuluyor. Aslında bir tercüman arayan bir his.
Bunu söyleyen değerlendiriciler bir şeylerin ters gittiğini hissetmekte yanılmıyor. Genelde eksik olan, neyin ters gittiğini söyleyecek kelime dağarcığı: hiyerarşi, kontrast, boşluk, hizalama. Eleştiri oturumlarını inceleyen tasarım araştırmacıları tam olarak bu kalıbı tarif ediyor: bir ekranın “çalışmadığına” dair içgüdüsel bir his, “ağır geliyor”, “hantal” ya da “biraz daha göze çarpsın” gibi, hiçbiri düzeltilebilir bir nedene işaret etmeyen yorumlarla ifade ediliyor (Boast Image, “How to Decode Vague Feedback Like ‘Make It Pop’”).
Belirli bir hedef olmadan tasarımcı tahmin eder: genelde kontrastı artırarak, hareket ekleyerek ya da ekran farklı hissettirene kadar renk katarak. Farklı olmak daha iyi olmak anlamına gelmiyor; bir sonraki geri bildirim turu da tam tersini isteme ihtimali kadar yüksek.
Asıl sorunu adlandırın
Her belirsiz not, aslında belirli bir sorunun yerini tutuyor. “Biraz daha göze çarpsın” genelde şunlardan biridir:
- Zayıf hiyerarşi: göz nereye ilk bakacağını bilmiyor.
- Gömülü bir CTA: eylem, dikkat için beş başka öğeyle yarışıyor.
- Yüksek sesli ama hiçbir şey söylemeyen bir hero: ses seviyesi sorun değil, altındaki mesaj sorun.
Belirsiz olanı belirli olana çevirmek, bir tasarım eleştirisinin asıl işidir. Yapılandırılmış eleştiri oturumları yürüten UX uygulayıcılarına göre bu, bir incelemenin kaç tur süreceğini belirleyen en büyük etkendir de: belirli geri bildirim daha hızlı uygulanır ve açık uçlu tepkilere göre ölçülebilir şekilde daha az revizyon turu üretir (Jakob Nielsen, “How to Run a UX Design Critique”).
Yükseklik ile vurgu ayrı şeyler
Vurgu yapıdan gelir: kasıtlı kullanılan boyut, boşluk, konum ve kontrasttan. Tüm düğmeleri aynı anda sonuna kadar çevirmekten gelmez.
Bir ekrandaki her şey öne çıkmaya çalıştığında hiçbir şey öne çıkmaz. Yukarıdaki ahşap harf yığını bunu görsel olarak kanıtlıyor: her harfi aynı boyuta getirip birbirine bastırın, gözün dinlenecek hiçbir yeri kalmaz. Etrafında boşluk bırakılmış tek bir kelime, diğerlerinin arasına sıkıştırılmış aynı kelimeden daha okunaklıdır.
Geri bildirimi vermenin daha iyi bir yolu
Bir ekrana tepki veren siz iseniz ve tasarım ilkesini hemen adlandıramıyorsanız, talimat vermek yerine sorun:
“Sorun sıradaki adımı anlayamamam mı, yoksa sayfanın ürünün gerçekte ne kadar iyi olduğuyla eşleşmiyor gibi hissettirmesi mi?”
Bu tek yeniden çerçeveleme, “biraz daha göze çarpsın”ı bir hiyerarşi sorununa ya da bir marka algısı sorununa dönüştürür. Birbirinden çok farklı iki sorun, çözümlerinin hiçbiri “daha yüksek sesli” değil.
Fikri binlerce küçük değişiklikten koruyun
İyi konseptler nadiren tek bir kötü toplantıda ölür. Küçük, hizalanmamış ayarlamaların birikiminden ölürler: burada biraz daha büyük bir buton, orada biraz daha parlak bir renk, her biri tek başına savunulabilir, hiçbiri bir hedefe bağlanmamış.
Bir öğeden daha parlak, daha büyük ya da daha kalın olmasını istemeden önce, hangi işi yaptığını sorun. Kimse bunu tek cümlede cevaplayamıyorsa, o öğenin daha yüksek sesli olmaya değil, yeniden düşünülmeye ihtiyacı vardır.
Önerilen yazılar

Alan adını taşırken e-posta nasıl ayakta kalır
Adres kaydı ile posta kaydı aynı zone'da durur ve bambaşka işler yapar. Geçişte yalnızca birine dokunulur.

Çok dilli sitede hreflang hangi sayfayı neye bağlar
Karşılıklı olmayan bir hreflang seti tamamen yok sayılıyor. Her sayfa kendisini de listelemek zorunda.

Görselleri hangi biçimde ve hangi boyutta sunmalı
Aynı fotoğrafın AVIF hâli JPEG'den belirgin küçük çıkıyor. Asıl kazanç ise doğru boyutu sunmakta.